Hepimizin hayatında ufak tefek eklem ağrıları olmuştur. Ama bazen bu ağrılar, sanıldığından çok daha ciddi bir sürecin habercisi olabilir. İşte avasküler nekroz da bu sinsi ilerleyen hastalıklardan biridir. Adı biraz teknik geliyor olabilir, ama emin olun konuşacağımız şey, çoğu kişinin bilmediği ama erken teşhisle büyük ölçüde önlenebilecek bir durum. Gelin, hem tıbbi yönü hem de günlük yaşam üzerindeki etkileriyle bu konuyu detaylıca konuşalım.
Avasküler nekroz, kemiğin kan dolaşımının bozulması sonucu kemik hücrelerinin ölmesiyle başlayan bir süreçtir. En sık kalça ekleminde görülür, ancak omuz, diz, ayak bileği gibi başka eklemleri de etkileyebilir. Kısaca, kemik “beslenemediği” için güçsüzleşir ve zamanla çökmeye başlar. Bu da eklem yüzeyinin bozulmasına, kireçlenmeye ve hareket kısıtlılığına neden olur.
İlginç olan şu ki, bu süreç bazen hiçbir belirti vermeden ilerler. Hastalar çoğunlukla ilk ağrılarını hissettiklerinde hastalık çoktan belirgin bir aşamaya gelmiş olabilir.
Belirtiler, hastalığın evresine göre değişir. Erken dönemde hafif bir rahatsızlık hissi, bazen yürürken oluşan hafif bir ağrı olabilir. Ancak ilerleyen dönemlerde tablo çok daha netleşir:
Özellikle gece ağrıları, hastaların uyku düzenini ciddi şekilde bozabilir. Bizce bu, sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da yıpratıcı bir durum.
Bu hastalık herkesin başına gelebilir, ancak bazı risk faktörleri var. Örneğin uzun süreli kortizon kullanımı, aşırı alkol tüketimi, travmalar (özellikle kalça kırıkları), orak hücreli anemi gibi kan hastalıkları ve bazı metabolik rahatsızlıklar riski artırır. İlginçtir ki, bazen hiçbir risk faktörü olmayan kişilerde de görülebilir. İşte bu da hastalığın “sinsi” tarafı.
İlk muayenede doktor genellikle fiziksel testlerle eklem hareket açıklığını değerlendirir. Ama erken evrelerde röntgen çoğu zaman temiz çıkar. Bu noktada MR görüntüleme altın standarttır. MR sayesinde kemikteki ödem ve nekroz alanları erken dönemde bile tespit edilebilir. İleri evrelerde ise tomografi, kemiğin çökme derecesini görmek için kullanılır.
Tedavi, hastalığın evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Erken evrede ilaç tedavisi, yük vermeme, fizik tedavi gibi yöntemler uygulanabilir. Ancak açık konuşmak gerekirse, bu konservatif yöntemlerin başarı oranı düşük. Çünkü sorun kemiğin yapısal olarak beslenememesi ve bu durum kendi kendine kolay kolay düzelmiyor.
Erken evrede en çok uygulanan yöntemlerden biri “foraj-drilleme” ameliyatıdır. Bu işlemde hasarlı bölgeye küçük kanallar açılır, kan dolaşımı artırılır ve genellikle kök hücre tedavisi ile desteklenir. Kök hücreler, kemiğin yeniden canlanmasına yardımcı olur. Eğer hastalık geç evredeyse, yani kemikte çökme başladıysa, çoğu zaman tek çözüm total kalça protezi ameliyatıdır.
Ameliyatın türü, hastalığın evresine göre değişir. Erken evrede yapılan foraj-drilleme işlemi kapalı yöntemle gerçekleştirilir ve hastanın iyileşme süreci görece hızlıdır. Geç evrede ise kalça protezi uygulanır. Protez cerrahisinde, genç hastalarda uzun ömürlü seramik protezler tercih edilir.
Hastaların çoğu bu aşamada ciddi ağrı ve yürüme zorluğu çeker. Doktor, ameliyat öncesinde süreci detaylıca açıklar. Kök hücre tedavisi yapılacaksa, göbek bölgesinden alınan yağ dokusundan kök hücre elde edilir.
Foraj-drilleme ameliyatından sonra genellikle 3 hafta koltuk değneği kullanılır. Bu süre zarfında ekleme fazla yük verilmez. Kök hücre uygulaması yapılan hastalar, 1 ay içinde normal yaşantısına dönebilir. Kalça protezi ameliyatı sonrası ise çoğu hasta ertesi gün yürümeye başlar ve bir ay içinde günlük aktivitelerine devam eder.
Avasküler nekrozdan kurtulan var mı sorusu çok sık sorulur. Cevap: Evet, ama erken teşhis şart. Hastalık, henüz çökme başlamadan yakalanırsa, foraj-drilleme ve kök hücre gibi yöntemlerle tamamen düzelebilir. Ancak çökme başlamışsa ve kireçlenme oluşmuşsa, tek çözüm protez ameliyatıdır.
Avasküler nekroz ameliyatı fiyatları hastaneye, cerrahın deneyimine, uygulanacak yönteme ve kullanılan malzemelere göre değişir. Özel hastanelerde fiyatlar genellikle daha yüksek olurken, devlet hastanelerinde SGK kapsamına giren işlemler için ek ücretler daha düşüktür. Ancak burada önemli olan sadece fiyat değil, ameliyatı yapacak ekibin tecrübesidir.
Bu hastalıkla karşılaşmamak veya tekrarını önlemek için bazı adımlar atılabilir:
Avasküler nekroz, sessizce ilerleyen ama erken yakalandığında büyük ölçüde tedavi edilebilen bir hastalık. Bu nedenle, özellikle kalça ekleminde nedeni belirsiz ağrılar yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanına görünmenizi öneririm. Unutmayın, erken teşhis her zaman en büyük avantajdır.
Daha fazla bilgi için şu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: https://www.ortopediistanbul.com.tr/avaskuler-nekroz-ameliyati