RÖPORTAJ · ÇİÇEK REHBERİ
Buket çiçek çeşitleri arasında seçim yapmak, ilk bakışta yalnızca bir zevk meselesi gibi görünüyor. Oysa dokuz dallık bir mini buketle iki yüzü aşkın şakayıktan kurulan bir tasarım arasında, hem mesaj hem de ölçek bakımından büyük bir mesafe var. Ribbon Flowers’ın kurucu ortağı ve kreatif direktörü Buse Bayraktar Üçer, Etiler’deki atölyede her gün yeniden verilen bu kararın arka planını anlattı.
Camekânlı atölyede kiraz tonlu mermer tezgâhta hazırlanan bir buket; her tasarım sitedeki fotoğrafın formuna göre elle kuruluyor. Fotoğraf: InStyle Home / Erhan Tarlığ
Bir mağaza vitrinine ya da bir sitenin ürün listesine bakarken buketler ilk anda birbirine benziyor. Aslında her biri üç ayrı kararın toplamı: hangi çiçekle kurulacağı, kaç dal kullanılacağı ve renklerin nasıl bir araya geleceği. Bu üç karar ayrı ayrı ele alındığında, uzun bir listeyi taramak yerine birkaç tasarım arasında rahatça seçim yapmak mümkün oluyor.
Ribbon Flowers, Haziran 2014’te Reşitpaşa’da haftalık çiçek üyelik servisi olarak doğdu. Bugün Etiler Bebeköy’deki tasarım evinde çalışan atölyenin koleksiyonunda 180’den fazla buket tasarımı bulunuyor; en küçüğü birkaç daldan oluşurken en büyüğü 251 dala ulaşıyor. Buse Bayraktar Üçer, bu yelpazenin nasıl oluştuğunu ve bir buketi seçerken nelere bakılması gerektiğini soru soru yanıtladı.
Buse Bayraktar Üçer: Biz atölyede buketleri üç başlıkta düşünüyoruz. Birincisi çiçeğin türü: buket tek bir çiçekten mi kuruluyor, yoksa birkaç çiçek aynı kompozisyonda mı buluşuyor? İkincisi boyut: mini, standart, büyük ve dev. Üçüncüsü renk: tek renkli sade bir buket mi, yoksa rengarenk bir kompozisyon mu? Müşterilerimize de önce bu üç soruyu soruyoruz. Cevaplar netleştiğinde seçenekler yüzlerden birkaç taneye iniyor.
Koleksiyondaki dağılım da bu sınıflandırmayı destekliyor. Ribbon Flowers’ın buketlerinin büyük çoğunluğu gül ağırlıklı; ardından lale, şakayık ve ortanca geliyor. Lilyum, papatya, protea ve sümbül ise çoğunlukla karışık tasarımlarda tamamlayıcı ya da odak çiçeği olarak yer alıyor.
Buse Bayraktar Üçer: Çiçeğin anlamı kart notundan önce konuşur. Bu yüzden müşterilerimize çiçeği yalnızca görüntüsüne göre değil, taşıdığı mesaja göre de seçmelerini öneriyoruz. Atölyede en sık çalıştığımız çiçekleri şöyle özetleyebilirim:

Dokuz pembe şakayıktan oluşan Agnes Pembe 9 Şakayık Buketi, standart boyda ama anlamı güçlü bir seçim. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Buse Bayraktar Üçer: Mevsim de bu tabloyu değiştiriyor. Baharda tezgâha en sık gelen çiçek şakayık; lale ise kış sonundan bahara kadar en canlı dönemini yaşıyor. Mevsiminde kurulan bir buket hem daha taze görünüyor hem de vazoda daha uzun yaşıyor.
Buse Bayraktar Üçer: Boyut, vermek istediğiniz mesajın sesini ayarlıyor. Bir teşekkür için yüz dallık bir buket göndermek de, bir düğün sabahına üç dal göndermek de yerini bulmaz. Atölyede kullandığımız ölçek kabaca şöyle:

Kayısı gül ve beyaz çiçeklerin bir araya geldiği Sheryl mini buket, günlük teşekkürler için hazırlanan ölçekte. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Dev boy tasarımlarda bir pratik ayrıntı da var: 100 dal ve üzerindeki buketlerde atölye, stok teyidi için sipariş öncesinde iletişime geçilmesini öneriyor. Tek seferde yüzlerce şakayık ya da gülün aynı tazelikte bir araya gelmesi planlama gerektiriyor.
Buse Bayraktar Üçer: Alıcının hangi çiçeği sevdiğini biliyorsanız tek türden bir buket çok daha kişisel bir jest oluyor. Annesinin bahçesinde lale yetiştirdiğini bildiğiniz birine lale göndermek, en güzel karışık buketten daha çok şey söyler. Emin değilseniz karışık buket güvenli bir liman. Farklı renk ve türleri dengeli bir kompozisyonda birleştirdiği için herkesin zevkine bir yerinden dokunuyor.

Turuncu, sarı ve pembe tonların buluştuğu Rengarenk Bahar Buketi, alıcının zevkini bilmediğiniz durumlarda riski azaltan bir seçim. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Buse Bayraktar Üçer: Karışık buketlerde dengeyi kuran şey çoğu zaman tek bir karakterli çiçek oluyor. Bir protea ya da iri bir şakayık bütün kompozisyonu yönlendirebiliyor; diğer çiçekler onun etrafında bir çerçeve oluşturuyor. Biz bir dalın yönünü ya da boyunu bilerek kırarız. O küçük sürpriz buketin elde de masada da hareketli durmasını sağlıyor.
“Bir buket ne fazla süslü ne de fazla sade olmalı. İyi bir buket hem elde hem vazoda karakterini korur.”
— Buse Bayraktar Üçer
Buse Bayraktar Üçer: Buket, alıcının elinde başlayan bir hikâye; vazo ise masada başlayan. Alıcının evinde uygun bir vazo olup olmadığını bilmiyorsanız ya da çiçek bir ofise, bir hastane odasına gidiyorsa vazoda çiçek daha pratik oluyor. Kapı açıldığı anda yerleştirilmeye hazır geliyor. Buket gönderip vazosunu da eklemek isteyenler için sepete ayrıca vazo eklemek mümkün.
Hastane gönderimleri için atölyenin ayrı bir önerisi var: koku ve polen yükü az, sade renkli tasarımlar. Bu amaçla hazırlanan seçki geçmiş olsun çiçeği kategorisinde toplanıyor.
Buse Bayraktar Üçer: Fark çoğu zaman üç yerde ortaya çıkıyor: çiçeğin kalitesi, dal sayısı ve sunumun kendisi. Premium çiçek seçkisinde daha uzun saplı, daha iri başlı ve mevsiminin en iyi döneminde toplanmış çiçeklerle çalışıyoruz. Lüks çiçek tasarımlarında ise ölçek büyüyor; 50 ve 100 dallı kompozisyonlar, el yapımı seramik ya da gümüş ayaklı vazolar devreye giriyor. Ama yöntem değişmiyor: önce fotoğraftaki form, sonra el işçiliği.

Proteanın odak çiçeği olduğu Queen Protealı Turuncu Buket, karakterli tek bir çiçeğin bütün kompozisyonu nasıl yönlendirdiğini gösteriyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Buse Bayraktar Üçer: Vazo ömrü çiçeğin türüne göre değişiyor. Gül ve lale ortalama beş ila yedi gün, şakayık beş ila sekiz gün dayanıyor; ortanca ve krizantem on, on dört güne kadar tazeliğini koruyabiliyor. Bu süreyi uzatmak için dört kural yeterli:
Türlere göre daha ayrıntılı öneriler, markanın sitesindeki çiçek bakımı rehberinde yer alıyor.

Buse Bayraktar Üçer, Etiler’deki mağazada ahşap tezgâhın başında turuncu ve mavi çiçekleri suluyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Buse Bayraktar Üçer: Alıcıyı düşünün, kendinizi değil. Neyi sever, evi nasıl, o gün nerede olacak? Bu üç soruya cevap verdiğinizde tür, boyut ve renk kendiliğinden ortaya çıkıyor. Kart notunu da ihmal etmeyin; çiçeğin anlamıyla örtüşen kısa bir cümle, büyük bir buketten daha uzun akılda kalıyor.
Ribbon Flowers’ta her buket Etiler’deki atölyede elle hazırlanıyor ve kargo yerine markanın kendi kurye ekibiyle İstanbul’un 39 ilçesine taşınıyor. Hangi türün, hangi boyutun size uygun olduğuna karar verdiyseniz, atölyenin seçkisinden çiçek göndermek birkaç adımlık bir iş.