Kış bahçesi, terasa ya da bahçe tarafına eklenen; yalıtımlı çatısı ve cam cephesi sayesinde dört mevsim kullanılabilen kapalı yaşam alanına verilen addır. Balkondan ayrılan yanı, ısıtılabilmesi ve iç mekan konforunu dışarıya taşımasıdır. Demir iskeletli ahşap modelde taşıyıcılığı kutu profil çelik üstlenir, görünen yüzeyleri ise ahşap kaplama tamamlar.
Kurulum tek bir ürünü monte etmek değil, birbirine bağlı bileşenleri doğru sırayla birleştirmektir. Bu yüzden proje ölçüyle başlar, zeminle devam eder ve cam montajıyla biter. Sıra bozulduğunda ölçü kaymaları, doğrama boşlukları ve su sızıntısı gibi sonradan düzeltilmesi pahalı sorunlar ortaya çıkar.
Demir iskeletli bir uygulama dört temel yapı taşından oluşur: taşıyıcı iskelet, ahşap giydirme, yan cephe doğraması ve açılır kapanır cam cephesi. Her bileşen ayrı bir görevi üstlenir ve biri zayıf kaldığında diğerlerinin performansı düşer. Planlama aşamasında bu dörtlüyü tek bir sistem gibi düşünmek gerekir. Bileşenlerden biri projeye sonradan eklendiğinde ölçü uyumu ve su yalıtımı bozulur.
| Yapı Bileşeni | Malzemesi | Sağladığı Fayda |
| Taşıyıcı iskelet | Kutu profil çelik | Kar ve rüzgar yükünü karşılar |
| Ahşap giydirme | Fırınlanmış çam ve rustik lambri | Doğal doku ve sıcak görünüm verir |
| Yan cephe doğraması | Çok odacıklı yalıtımlı PVC | Soğuk köprüsünü keser |
| Cam cephe | Isıcam çift cam panel | Manzarayı açar ve ısıyı içeride tutar |
Taşıyıcılığın tamamı iskelete yüklendiği için kurulumun en kritik aşaması burasıdır. Ölçüsü alınmış alanın üzerine kurulan kış bahçesi iskeletinde kutu profil çelik kullanılır; dikmeler, aşıklar ve mahya elemanları kaynakla birleştirilir. Profil kesitleri açıklık mesafesine ve kar yüküne göre statik hesapla belirlenir.
İskeletin ömrünü belirleyen ikinci konu yüzey korumasıdır. Kaynak işlemi bittikten sonra bütün yüzeyler epoksi astar ile kaplanır, üzerine korozyon önleyici fırın boya uygulanır. Bu iki katman nem ve yoğuşma karşısında metali yalıtır, ahşap giydirmenin altında kalan bölümlerin uzun yıllar sağlam durmasını sağlar.
Ahşap giydirme, çelik iskeleti gizleyen ve mekana doğal doku kazandıran katmandır. Dış yüzeylerde fırınlanmış çam karkas, iç tavanda ise rustik ahşap lambri tercih edilir. Ahşap ile doğramanın buluştuğu yan cephe hatları uygulamanın en fazla dikkat isteyen bölgeleridir.
Ahşabın yüzey işlemi de bu aşamada netleşir. Dışarıya bakan yüzeylerde su itici koruyucu, iç tavanda ise mat vernik tercih edilir. Renk seçilirken binanın mevcut doğrama ve cephe rengiyle uyum gözetilir. Böylece eklenen hacim yapıya sonradan iliştirilmiş gibi durmaz, mimariyle bütünleşir.
Cam cephe, mekanı yazın verandaya kışın kapalı odaya çeviren bileşendir. Katlanır ve sürme sistemler sayesinde cephe büyük ölçüde açılabilir, hava ısındığında alan bahçenin devamı gibi kullanılır. Kapalı konumda ise çift cam paneller iç sıcaklığı korur ve dış gürültüyü düşürür.
Sistem seçimi, mekanın hangi mevsimde daha yoğun kullanılacağına göre değişir. Yıl boyu kapalı kalacak bir hacimde yalıtım performansı öne çıkar. Yazın sık açılacak bir cephede ise panel hareketi ve temizlik kolaylığı belirleyici olur. Paslanmaz çelik rulmanlı taşıyıcılar kanatların yıllar sonra da rahat kaymasını sağlar.
Zemin ve drenaj hazırlığı iskeletten önce tamamlanır, çünkü montaj başladıktan sonra zemine müdahale etmek çok zorlaşır. Mevcut şapın kotu, eğimi ve çatlak durumu kontrol edilir. Su tahliye kanalı yeni cephe hattına göre yeniden konumlandırılır ve kaplama kalınlığı için yükseklik payı bırakılır.
Drenaj planlanırken çatıdan inen suyun nereye yönleneceği de netleştirilir. Tahliye hattı cephe hattının dışında kaldığında yağmur suyu doğrama eşiğine yüklenmez. Kar biriken bölgelerde eğim payı bir miktar daha yüksek tutulur ve çatı eteği bu paya göre kurgulanır.
Kurulum, yerinde ölçüyle başlayıp cam montajıyla biten sabit bir akış izler. Adımlar atlandığında ahşap giydirme sökülmeden doğrama düzeltilemez ve iş baştan tekrar eder. Aşağıdaki sıra tipik bir teras uygulamasında izlenen yolu gösterir.
Sistem bileşenlerinin tamamını ve uygulanmış örnekleri bir arada görmek isteyenler https://teraskapatma.tr/kis-bahcesi adresindeki çalışmaları inceleyebilir.
Kaynak işlemi bittikten sonra bütün çelik yüzeyler epoksi astar ile kaplanır ve üzerine korozyon önleyici fırın boya uygulanır. Bu iki katman metali nem ve yoğuşmadan yalıtır, bu nedenle kapalı ve boyalı bir iskelette paslanma beklenmez. Kaynak noktalarının da boyanmış olması riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Yan cepheler çoğunlukla komşu duvara ya da rüzgar alan yönlere bakar ve sabit, yalıtımlı bir yüzey ister. Çok odacıklı PVC doğrama burada soğuk köprüsünü keser. Ön cephede ise manzara ve açılabilirlik öncelikli olduğu için açılır kapanır cam sistem tercih edilir. İki malzeme aynı yapıda farklı görevleri üstlenir.
Çoğu uygulamada terası tamamen sökmek gerekmez. Mevcut şapın kotu, eğimi ve çatlak durumu kontrol edilir; gerekiyorsa yüzey düzeltilir ve su tahliye hattı yeni cephe hattına göre yeniden konumlandırılır. Kaplama bunun üzerine uygulanır. Şapta ciddi bir bozulma varsa iskelet kurulmadan önce onarım yapılması gerekir.
Süreç yerinde ölçü ve kot tespitiyle başlar, ardından statik hesap çıkarılır. İkinci adım zemin düzeltme ve drenaj hattıdır. Sonra çelik iskelet monte edilir, boyanır ve çatı katmanları kapatılır. Ahşap giydirme tamamlandıktan sonra yan cephe doğraması takılır. Açılır kapanır cam paneller ise her zaman en son yerine oturtulur.